Hepimiz hayatımızın bir noktasında başarılarımızı sorguladığımız anlarla karşılaşabiliriz. Büyük bir projeyi tamamladığınızda, terfi aldığınızda ya da çevrenizden övgüler duyduğunuzda içinizde bir ses “Bunu gerçekten hak ettim mi?” diye sormuş olabilir. Hatta belki de tüm bunların sadece bir şans eseri olduğunu ya da başkalarının sizi olduğunuzdan daha yetenekli zannettiğini düşündünüz. Eğer bu hisler size tanıdık geliyorsa yalnız olmadığınızı belirtelim. Çünkü belirli başarılara ulaşmış pek çok insan imposter sendromu olarak bilinen bu kaygıyı yaşadığını dile getiriyor. Peki, imposter sendromu nedir?
Gelin, başarılarımızı görmezden gelmemize neden olarak kendimize güvenimizi sorgulatan bu karmaşık duygu durumunu birlikte keşfedelim.
Imposter Sendromu Nedir?
Sahtekarlık sendromu olarak da bilinen imposter sendromunu; bireylerin bulundukları konuma ve elde ettikleri başarılara rağmen kendilerini yetersiz hissettikleri, yeteneklerinden şüphe duydukları ve içten içe sahtekar olduklarına inandıkları bir durum olarak tanımlamak mümkün. Ancak bu durum sendrom olarak anılsa da aslında tıbbi olarak teşhis edilen psikolojik bir durum değildir. Çünkü imposter sendromu, zihinsel sağlık hakkında profesyonel referans olan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatiksel El Kitabı’nda ruhsal bir bozukluk olarak tanımlanmaz.
1970’lerde psikolog Suzanne Imes ve Pauline Rose Clance tarafından ortaya atılan imposter sendromu, bilişsel bir çarpıtma olarak değerlendirilir. İlk olarak bu durum, profesyonel hayatta başarılarını genellikle şansa, dışsal faktörlere veya başkalarının yardımına bağlayan kadınlara özgü bir durum olarak ele alınmış. Ancak daha sonrasında yapılan araştırmalar ile bu sendromun cinsiyet ve sosyal statü fark etmeksizin herkeste görülebildiği ortaya çıkmış.
Bugün biliyoruz ki imposter sendromu sadece belirli bir grubu değil, iş dünyasındaki başarılı bireylerden öğrencilere, sanatçılardan bilim insanlarına ve hatta ünlülere kadar pek çok kişiyi etkileyebilir. Kısacası yaş, cinsiyet ya da meslek fark etmeksizin herkes kendisinden ve başarılarından şüphe duyduğu bu sendromla yüzleşebilir.
Imposter Sendromu Neden Olur?

Imposter sendromu, genel olarak yaptığımız işleri ve elde ettiğimiz başarıları sorgulamamıza neden olan bir durumdur. Bu sorgulama ve kendine güvenmeme hali de kişilik özelliklerine ve yaşam deneyimlerine göre çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Çünkü herkesin başarıya yüklediği anlam farklı olabilir ve sendromun temelinde aslında başarıya yüklenen anlam yatar.
Bazı kişiler, başarının bir işi mükemmel yapmak olduğunu düşünürken bazıları ise her şeyi tek başına yapması gerektiğine inanır. Buna göre de çocukluk deneyimleri, iş ve arkadaşlık ortamları ile sosyal medya gibi hayatımızdaki farklı unsurların imposter sendromunu tetikleyen nedenler arasında olduğunu söylemek mümkün.
Imposter Sendromunun Belirtileri Neler?
Imposter sendromu, bir psikolojik rahatsızlık olmadığı için belirli semptomları bulunmaz. Ancak yapılan araştırmalara göre imposter sendromu bulunan bireylerin bazı ortak davranış kalıplarına ve düşüncelere sahip olduğunu söylemek mümkün. Buna göre imposter sendromu belirtileri diyebileceğimiz bu davranış ve düşünceleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Bu sendromu yaşayan bireyler, elde ettikleri başarıları hak etmediklerini düşünme eğilimindedir. Çoğu zaman başarılarını; şansa, başkalarının yardımına ya da bir hata sonucuna bağlayarak küçümserler.
- Kişiler, mevcut konumlarının ya da başarılarının kendi çabalarından değil de dışsal faktörlerden kaynaklandığına inandıkları için yetersiz olduklarının fark edilmesinden ve “maskelerinin düşmesinden” endişe ederler. Bu korku, onları sürekli tedirginlik içinde tutar.
- Sahtekarlık olarak değerlendirdikleri durumların ortaya çıkma korkusuyla bu bireyler, her şeyi mükemmel yapmak için yoğun bir çaba harcayabilir. Küçük görevlerde bile en ince ayrıntıları düşünerek kendilerini aşırı yorarlar. Yetersiz görünme kaygısı, onları daha fazla çalışmaya ve kendilerine yüksek standartlar koymaya iter.
- Başarılı olmak, imposter sendromu yaşayan bireyler için genellikle bir yük olarak algılanabilir. Bunun nedeni ise başarılarının ardından başkalarının onlardan daha fazlasını bekleyeceği korkusudur. Bu nedenle başarıya ulaşmaktan bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde kaçınabilirler.
- Bu sendroma sahip kişiler, sahip oldukları yeteneklerin başarılarında bir rol oynamadığını düşünür. Övgüler ve olumlu geri bildirimler karşısında rahatsızlık hisseder ve bunları reddetme ya da küçümseme eğiliminde olurlar.
Imposter Sendromu ile Başa Çıkmak İçin Tüyolar

Yaşadığımız değişimlerden kaynaklı olarak stres yaşamak aslında oldukça doğal bir durum. Örneğin bulunduğunuz pozisyondan daha üst bir pozisyona terfi ettiğinizde bu durum ilk aşamada stresli olabilir. Bu nedenle hissettiğimiz her kaygının imposter sendromu olmadığını unutmamak gerekli. Burada asıl önemli olan ise bu duyguların ne kadar sık ve ne derece yoğun yaşandığıdır. Eğer yukarıda sıraladığımız imposter sendromu belirtileri sürekli hale gelmişse bu durum kişinin hem yaşam kalitesini hem de kariyerini ciddi şekilde etkileyebilir.
“Peki, bununla nasıl baş edeceğim?” diyorsanız aslında imposter sendromunu yönetmenize ve bu şüphelerin etkisini azaltmanıza yardımcı olacak bazı tüyoları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Zor da olsa elde ettiğiniz başarıların gerçek olduğunu kabul etmek önemlidir. Başarılarınızı göz ardı etmek yerine onların sizin emeğinizin ve çabanızın bir sonucu olduğunu unutmayın. Başarılarınızı sahiplenmek için başarı olarak gördüğünüz ve başkalarının siz de başarı olarak gördüğü şeyleri yazarak gösterdiğiniz emeği daha net bir şekilde değerlendirebilirsiniz.
- Hiç kimse mükemmel değildir ve hata yapmak insan olmanın bir parçasıdır. Üstelik hatalar, öğrenme ve gelişme sürecinizde önemli bir rehber olabilir. Kendinize hata yapma hakkı tanıyın ve bu durumun yeteneklerinizi sorgulamak için bir sebep olmadığını unutmayın.
- Başkalarından gelen övgüler karşısında onları savuşturmak ya da yeteneklerinizi küçümsemek yerine bu güzel anların tadını çıkarın. Kendinizi açıklama veya savunma ihtiyacı hissetmeden olumlu yorumları ve geri bildirimleri kabul etmeye çalışın.
- Unutmayın ki bir işe veya projeye emek göstermek, her zaman tek başına üstlenilmesi gereken bir yük değildir. Yardım istemek zayıflık göstergesi değil, büyümenin ve öğrenmenin bir parçasıdır. Bu nedenle destek almaktan korkmayın ve başkalarına da yardım ederek karşılıklı destek sistemi kurmaya özen gösterin.
- Imposter sendromunun neden olduğu olumsuz düşüncelerle baş etmek kolay olmayabilir. Bu durumun üstesinden gelmek için bir terapistten profesyonel destek almak, süreci daha sağlam adımlarla ilerletmenizi sağlayabilir.
Tüm bu unsurlara dikkat ederek imposter sendromu ile baş edebilir ve kendinize olan güveninizi yeniden kazanabilirsiniz. Unutmayın ki bu sendromun yarattığı hisler sadece başarılarınızı görmezden gelmeyi değil, kariyerinizin ilerlemesini, çalışma hayatınızı ve sosyal hayatınızı da etkileyebilir. Bu etkinin artması ise tükenmişlik sendromuna sebep olabilir. “Peki, tükenmişlik sendromu nedir?” diyorsanız “Çalışma Hayatında Tükenmişlik Sendromu” yazımızı okuyabilirsiniz.
MAPFRE Sigorta